Muazzez (Heja) Baktaş: 'Hayat Dünya'ya Sığar mı?...' Korona 19

'Hayat Dünya'ya Sığar mı?...' Korona 19

Kendimizi bütün canlıların “en üstünü” olarak görmeye başladık/Dünya’nın bizim için yaratıldığını düşündük/diğer canlıların bize hizmet için varolduğunu, cansızların da herşeylerini bize vermeleri gerektiğini düşündük...

Muazzez (Heja) Baktaş

29.03.2020, Paz | 16:20

'Hayat Dünya'ya Sığar mı?...' Korona 19
Makaleyi Paylaş

Insanlar Dünya’nın bir “ruha” sahip olduğunu, Dünya’nın başlı başına bir “canlı varlık” olduğunu bir türlü idrak edemediği için, dönem dönem ortaya çıkan salgın hastalıkları/doğal afetleri ve daha bir çok vakayı ne önleyebilmiş ne de bunlardan gelen mesajları algılayamamıştır.

Temel çatışma alanı şudur; Dünya sürekli olarak kendini yenileme/onarma peşindeyken, insanlar ise sürekli olarak hem kendilerini hem de Dünya’yı tahrip etmenin/yıkmanın peşindedirler.

Insanlar için doğal afetler/salgın hastalıklar/yangınlar/tufanlar/küresel ısınmalar ve soğumalar birer “felaket” olarak görülürken, Dünya için bütün bunlar birer yenileme ve onarma zamanlarıdır.

Bizler Dünya’yı “insan merkezli” bir anlayışla algılamakta ve ona göre kendimizce gelişmekteyiz.Sürekli olarak hayatın her alanında bir gelişme/aydınlanma sürecini yaşadığımızı düşünmekteyiz.

Unuttuğumuz çok önemli bir şey daha var!..

Dünya’nın “zaman” kavramıyla bizim zaman kavramımız asla bir değil.Bakın sadece Dünya’yı anlatıyorum Güneş sistemini/galaksileri ve bir bütün olarak evrenden hiç bahsetmiyorum bile...

Bizler insanların “hayatlarını” Dünya’ya sığdırmaya çalıştıkça, Dünya bir bütün olarak bütün canlıların ve cansızların hayatını Dünya’ya sığdırmaya çalışmaktadır.İşte çatışma burada çıkmaktadır.

Bu Dünya sadece bizim değildir.

Kendimizi bütün canlıların “en üstünü” olarak görmeye başladık/Dünya’nın bizim için yaratıldığını düşündük/diğer canlıların bize hizmet için varolduğunu, cansızların da herşeylerini bize vermeleri gerektiğini düşündük.

Onun için yerüstünde/yeraltında ne varsa “tüketmeye” başladık.

Tıpkı “çekirge sürüleri” gibi yerüstünde ne varsa “yiyip/bitirdik.”

Yeraltında ne varsa çıkarıp, havaya saldık...

Basitçe bakarsanız Dünya bizim algımızla aslında bize göre “kocaman bir hücreye” benzemektedir.

Bir canlı hücrede ne varsa hepsi Dünya’da vardır.

Koruyucu tabakaları/savunma sistemleri/protein kaynakları/mineralleri vs...Dünya bildiğiniz bir canlıdır.

Her canlıda olduğu gibi bir ister “ruhu” deyin, ister “aklı” deyin bir beyni vardır.

Ekolojik sistem/doğanın dengesi dediğimiz her şey birbiriyle bağlantılıdır.Zincirin bir halkasını “tahrip” ederseniz bütün sistem etkilenir/zarar görür.

Bizler ne yaptık?..

Sayısız “türü” yokettik, yoketmeye devam ediyoruz...

Dünya’nın altını oyduk, oymaya devam ediyoruz...

Ormanları yokettik, yoketmeye devam ediyoruz...

Toprağı kuraklaştırdık/ kuraklaştırmaya devam ediyoruz...

Dünya’yı kocaman bir çöplük haline getirdik,getirmeye devam ediyoruz...

Kaynaklar “kıt” açgözlülüğümüz bitmez tükenmez olunca ne mi yaptık, birbirimizi “boğazlamaya” başladık...

Savaşlar/işgaller/silahlar/sömürgecilik/kölelik/ hep bizim “icatlarımızdır.”

Hem kendi “doğamıza” hem de Dünya’nın “doğasına” ısrarla “aykırı” bir hayatı dayattık...

Işte bunun için bizim bu hayatımız artık “Dünya’ya sığmamaktadır.”

Dünya bize yetmemeye başlayınca yüzümüzü diğer gezegenlere çevirdik...Tıpkı bir “virüs” gibi gözümüze kestirdiğimiz bir gezegeni kendimizce “yaşanır hale” getirmek için her türlü çabayı gösteriyoruz...

Hayat Dünya’ya sığmamaya başlamıştır ve bu bizim yüzümüzden olmuştur.

Bu Dünya’nın en yıkıcı virüsü kim biliyormusunuz?...

“İnsanlar”...

Dünya bu insan adındaki virüse karşı elbette ki kendi savunma mekanizmalarını harekete geçirecektir.

Işte 2019 model virüs olarak nitelediğimiz “Korana” insanlar için “virüs” Dünya için ise “anti-virüstür...”

Dünya bu “anti-virüsle” müthiş bir “temizlik hareketine” girişmiştir.

Onca teknolojiye/gelişmişliğe rağmen hadi bakalım evinizden çıkın da görelim sizi...

Dünya insan türünü nasıl da “çocukluğuna” döndürdü...Ellerinizi yıkayın çocuklar dedi mi dedi...

Bakın biz Dünya’yı kirleterek/doğayı tahrip ederek evimizde rahat oturamayız...

Evimizin temizliğine gösterdiğimiz özeni doğaya gösteremezsek yine “çuvallarız.”

Virüslerin “mutasyon” geçirdiklerini biliyoruz.

Muhtemelen bu süreçte insan virüsü yine mutasyon geçirecek ve belki de daha da “güçlenecektir.”

Yine Dünya’nın “hakimi” gibi davranmaya devam edeceğiz.

Bizim yaptıklarımız yetmezmiş gibi bir de bize benzeyen “robotlar” üretip, Dünya’yı daha da tahrip etmeye devam edeceğiz.

Bizim ders alıp “hayatı” yavaşlatmayacağımız kesin de, Dünya duracak mı?..Hiç şüpheniz olmasın Dünya da durmayacaktır. “Covid 19” nasıl bu senenin son model virüsü ise, gelecek günlerde tıpkı araba modellerinin yenilenmesi gibi daha bulaşıcı ve insanlar için yıkıcı “covid” veya benzeri felaketler hep olacaktır.

Ta ki insanlar gerçek anlamda Doğa’yla uyumlu yaşamaya başlayana kadar.İnsanların “doğaya uyumsuz” yaşamda ısrar etmeleri türlerinin tamamen sona ermesine kadar sürebilir.

Bu basit bir “çevre duyarlılığı” veya “ekolojik sistem” veya “Yeşil Dünya” taleplerinin dillendirilmesi değildir.

Bu basit bir çevreyi koruyalım/Dünya’yı kirletmeyelim çağrısı değildir.

Bu tamamen bir “zihniyet” ve “yaşam biçiminin” tamamen değişmesi talebidir.

Ister “ilkelliğe dönüş” deyin isterseniz başka bir şey deyin farketmez,bizim yaşam biçimimizi “baştan-sona” değiştirmemiz gerekmektedir.

Yüzyıllardır sözde inanılmaz bir “gelişme” gösterdik.Bilim ve teknolojide sınırları zorladık.Kültürel bir varlık olarak sanatta çığır açtık...

Peki şimdi hangisi bize yardım ediyor?...

Bu kadar kendimizle övündük, geldiğimiz nokta “eve kapanın”, “ellerinizi yıkayın”...

Bu mudur yani?...

Dünya öyle bir “anti-virüs” ortaya saldı ki, “küreselleşme” bir ayda çöktü...

Dinler/tapınaklar işlevsiz hale geldi...

“Ticaret” durdu...

“Sağlık sistemleri” çöktü...

Uçak filoları hangara/gemi filoları limanlara çekildi...

Bütün Dünya ülkeleri kendilerini “karantinaya” aldı...

Yetmedi bütün insanlar “ev karantinasına” alındı...

Bu da yetmeyecek aynı evin içerisinde herkes kendini “odasına” kapatsın demeye başladılar...

Kuşaklar arasına bir daha “tamir edilemez” bir “duvar” çekildi.

Yaşlılar hayatın her alanından izole edildi/bazı ülkelerde ölüme terkedildi...

Hadi çözün bakalım...

Çözemezsiniz.

Başta da dediğim gibi “insan virüsü” ya “mutasyona” uğrayıp daha da saldırgan ve yıkıcı bir hal alacaktır ya da kendine dönüp “Doğaya uyumlu” yaşayacaktır.

Kısa vadede pek umutlu değilim ama bu yaşananlar her sistemi/ideolojiyi/dini ve daha bir çok bizim “yarattığımız” ve artık taşımakta zorluk çektiğimiz “yükleri” darma dağın edecektir.

Şimdi gelelim insanların ne yapacaklarına...

Muhtemelen şunlar olacaktır.

Ticaret sistemi ve küreselleşme uzun bir dönem sorgulanacaktır.

Ulus devletler daha da güçlenecektir.

Milliyetçilik artacaktır.

Ideolojiler yetmeyecektir.Yeni ideolojiler ortaya çıkacaktır.

Önce milletler birbirine “yabancılaşacak” uzun vadede herkes birbirine “yabancılaşacaktır.”

“Bireysellik” kutsanacaktır.

“Bencillik” alıp başını gidecektir.

“Dinler” etkisini yitirecektir.

Bunun arkasından gelecek olan “gıda krizleri” ve “kıtlıklar” insanların “vahşileşmesine” yol açacaktır.

Teknolojide “kripto paralar” ve “sanal hayatlar” teşvik edilecektir.

Muhtemelen 2. Dünya Savaşı’nı misliyle katlayacak “küresel bir savaş” çıkacaktır.

Neden bu kadar “karamsar” bir tablo çiziyorum!...

Çünkü insanlar tufanlardan/buzul çağlarından/vebalardan ve büyük savaşlardan sonra hep daha “yıkıcı” bir hal alarak çıkmışlardır.

Insanlar için basit bir kurtuluş “reçetesi” var ama buna uymayacaklardır.

Tıpkı virüs için basit bir önlem olan “elleri yıkamak” nasıl da herkesin yapabileceği bir şeyse, aslında “doğayla uyumlu” yaşantı da bu kadar basittir.

Ama bu basitlik mevcut insan yaşantısı ve davranışı ile mümkün olamaz.

Bunun için mümkün mertebe “yükleri” atmak gerekiyor.

“Doğayla uyum “için insanlara değil “hayvanlara” bakmamız gerekiyor...

Bu kadar basit...

Işte o zaman “Hayat Dünya’ya Sığar.”

Bu makale toplam: 5532 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:04:01:16
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad

Muazzez (Heja) Baktaş

Yazarın Önceki Yazıları

İlk 'Kabe' ve 'Arafat Dağı' Harran’dadır!.. Kürdistan Silikon Vadisi (Kürdistan Ekonomisine Giriş) Sırdaki Hedef Kutsal Topraklar!.. Barzaniler: Dini liderlikten modern devlet inşasına Good Bye İran Yer Sofrası Diplomasisi Kürdistan Sağ’a Kaymalı Siz hala Türkiyelileştiremediklerimizden misiniz? Kürt İmparatorlukları 4- Mitanniler Kürt İmparatorlukları... Urartular (Dağların Efendileri) 'Ekmek soğan' ( Nan-u Pivaz) ve Kürdistan Kürt imparatorlukları 2 : Asur İmparatorluğu (İmparatorlukları) Kürt İmparatorlukları 1- Hattilerin ülkesi (Hititler) Halep ordaysa Piramitler de Batman'dadır! Kürdistan Piramitleri, Mısır uygarlığının Kürdistan kökeni ve Kutsal Kase efsanesi Kerkük’ten Efrin’e Efrin’den İdlib’e.. Kimi kime şikayet edeceksin! Kerkük Feminizm Fırsatçıları Beyrut Irak Seçimlerinin 'Belirleyici' Unsuru Kürtler Olacaktır Aşk Bizi Tüketirken Arı kovanına çomak sokmak … Ya Devlet Başa, Ya Kuzgun Leşe! Yunan Medeniyetinin Kökeni Kürt Medeniyetidir Tarih Kürdistan’dan Başlar!. . Peşmerge Generali Şerefani 'Bağımsızlık Referandumunda Tarafız' Arapların Çöküşü Seyyah, filozof, entelektüel, hümanist Mardin’li peygamber Mani ve Manicilik dini Kürt peygamberi Zerdüşt ve Zerdüşlük Kürdistan’ın gizemleri ve Kutsal emanetler Bağımsızlık için referandum gerekli midir? Kürdün Ateşle İmtihanı (Referandumlarla) Kürdistan’a Sefer Olur Zafer Olmaz !... Soylu, Efsanevi bir Lider ve Oğlu Kürtlerin İmajı Ne Olmalıdır? Kehanetler ve Kürdistan Savaşları Kürdistan’ın Lanetleri !.. Başkomutan Barzani General Şerefani: Ortadoğu barışının anahtarı, Kurdistan’ın özgürleşmesidir Yıldızın Parladığı An ‘Kürdistan Genişlerken’ Sürgün!... Vurun Kürt Uşağı Namus Günüdür!.. Kürdistan için İftar (Bağımsızlık) Vakti Pax Kürdistan'a (Kürdistan Barışı) Ne Şam’ın Şekeri Ne de Arabın Yüzü!.. Kaçın Kürtler Geliyor!.. Özgür Kürdistan’da Bağımsızlık Savaşı Kürdistan Sendromu (2) Kürdistan Sendromu (1) Türkiyelileşmek mi Kürdistanlılaşmak mı? Bütün sorun burada Bağımsızlık Yolunda Başkan Barzani’nin Elini Güçlendirelim Dağ Dağa Kavuşmaz Ama Kürdistanlılar Her Dağda Newroz Ateşi Yakar Merhaba Kürdistan Kampanyası Kürdistan’a borç ödeme zamanı Birimiz Dördümüz, Dördümüz Birimiz Kampanyası Koruyucu Vatan Kürdistan De Facto Kürdistan Kürtlerle Türkler Arasındaki Aşılamaz Farklar (Duvarlar) Bağımsız Kürdistan’ın Yaşama Şansı Var mıdır? Kürdistan Bağımsızlık Bildirgesi İleri Karakol mu? Özgürlüklerin Toprağı mı? Dünyada 'Mülteciler' Kürdistan’da 'Mülksüzteciler' Kürdistan Peşcepheleri (Peşmergeleri) Kürd-Çar-Stan Diplomasi Dehası Başkan Barzani ArmeKürdistan Tarih Tekerrürden İbarettir! Doğu Cephesi'nde Değişen Bir Şey Yok! PeşKurdistan Savunma Gücünden Kürdistan’ı Kurma Gücüne Doğru 'PEŞMERGE' Cepheler ve Cephe Gerisi Savaşları - 3 Cepheler ve Cephe Gerisi Savaşları - 2 Cepheler ve Cephe Gerisi Savaşları - 1 Mezra Kürdistan (MezoKurdiya) Kürdistan Emin Ellerde Vasiyet…Vasiyet…Vasiyet!.. Hayalden Gerçeğe Dönüşen KURDISTAN Kürt Sorunundan Kürdistan Davasına mı? Kürd Sorunu Sil Baştan Kardeşlik Yapay, Ölümler Gerçek Türkler Neden Çıldırdı? Kurd-1-stan Kürtleri Ölümcül Kardeşlik Masalı Haydi Hep Birlikte Haddimizi Aşalım! Çözüm Süreci Çökmüştür! Bağımsız Kürdistan Kapıdadır Kürdistan'ı hep birlikte inşa etmeliyiz Kardeşlik edebiyatını geçiniz KURD-BİR-STAN mümkün mü? Ortadoğu'nun 'Kürdistan' Doğum Sancısı Hewler, Yüreğimin Başkenti Ben ve Ülkem Bağımsız Kürdistan'a Doğru Birlik Olmanın Neresindeyiz Konuşamayan, Yalnızlığa İtilen Kadınlar Halklar; Habil ve Kabil'den bu yana ''Kardeş'' Olamadılar. Kalbimizdeki Kürdistan dilimize neden bu kadar uzak? Güney'in Yükselen Bağımsızlık Mücadelesi Engellenemez Kürd Kadınının Eşi Görülmemiş Kahramanlığı Durun Siz Kardeşsiniz Varlığımız Yüce Türk Varlığına Armağan Olamadı Kürdlerle Türkler Kardeş Olmak İstiyor mu? Hayır, Kardeş Falan Değiliz! Hani Kardeştik? Taklit Hayatlar UNESCO Kürdleri Koruma Altına Alsın.. Acilen! Kürdistan Devletleşecek! Ne Olacak Bu Halimiz? Kürtlerin Genetik Yapısını Bozuyorlar!... Her şey yerli yerindeydi, ama bütün canlılar ölmüştü - Halepçe Kürdistan ve Birlik Sorunu Sahte Feministler Kürd Kadını Efsaneleşirken Dünyanın Koruyucu Tabakası Peşmergeler Peşmerge Onurumuz ve Özgürlüğümüzdür Halkımız Ulusal Kongre İstiyor Kürd Halkı Devletleşme Yolunda Kurnaz Türkler ve Aptal Kürtler Kürdler Devletleşmek Zorunda Neden Uluslaşamıyoruz?
x